Neden Bazı İnsanlar Solak Doğar?
El tercihi bir alışkanlık değil, çok erken yerleşen bir yönelimdir. Beynin uzmanlaşmasıyla ilişkisi ve solaklığın günlük hayattaki karşılığı.
Selenay Ertem 4 dk okuma
Bir kalem uzatıldığında insanların büyük çoğunluğu onu aynı elle alır. Küçük bir azınlık ise diğer eliyle uzanır ve bu tercih hayat boyu değişmeden kalır. Sağ ya da sol elini kullanmak, kişinin seçtiği bir alışkanlık değil, çok erken yerleşen bir yönelimdir.
Bu basit görünen fark, insan bedeninin ve beynin nasıl örgütlendiğine dair ilgi çekici bir konudur. Neden çoğunluk aynı yöne eğilimlidir, bu tercih ne zaman belirir ve gerçekten değiştirilebilir mi? Aşağıda bu soruları sırayla ele alacağız.
Beyin İki Yarım Küreye Bölünmüştür
İnsan beyni iki yarım küreden oluşur ve bunlar bedenin karşı taraflarını yönetir. Sağ tarafın hareketleri büyük ölçüde sol yarım küre tarafından, sol tarafın hareketleri ise sağ yarım küre tarafından düzenlenir. El tercihinin kökeni de bu iş bölümüyle ilgilidir.
Beynin iki yarısı tamamen simetrik çalışmaz. Bazı işlevler bir tarafta daha yoğunlaşır ve bu uzmanlaşma verimlilik sağlar. İnce ve sıralı hareketleri planlayan bölgelerin bir tarafta baskın olması, o tarafın yönettiği elin daha becerikli hâle gelmesine yol açar.
Bu nedenle el tercihi yalnızca kasla ilgili değildir. İki el arasındaki fark güçten çok, hareketin ne kadar hassas planlanabildiğiyle ilgilidir. Bu yüzden baskın el, güç isteyen işlerden çok incelik isteyen işlerde belirgin biçimde öne çıkar.
Tercih Ne Zaman Belirir?
El tercihinin işaretleri oldukça erken görülür. Küçük çocuklar başlangıçta iki elini de kullanır, uzanırken bir tarafı diğerine tercih etmez. Zamanla bir el nesneleri tutmada, diğeri destek vermede uzmanlaşır.
Bu ayrışma genellikle okul öncesi dönemde belirginleşir ve sonrasında büyük ölçüde sabitlenir. Bazı çocuklarda geçiş daha yavaş olur; bu dönemde iki elin de kullanılması olağandır ve zorlamayı gerektirmez.
Tercihin yerleşmesinde kalıtımın payı vardır ama tek belirleyici değildir. Ailede solak bireylerin bulunması olasılığı artırır, yine de sağlak ailelerde solak çocuklar, solak ailelerde sağlak çocuklar sıkça görülür.
Neden Çoğunluk Aynı Yönde?
İnsan, el tercihi bakımından belirgin bir çoğunluk gösteren nadir canlılardan biridir. Birçok hayvanda birey düzeyinde tercih görülür, ancak topluluk genelinde belirgin bir eğilim ortaya çıkmaz. İnsanda ise dengesizlik çok belirgindir.
Bunun bir açıklaması, ince el becerileri ile dilin aynı yarım kürede yoğunlaşmasıdır. Sıralı ve planlı hareketler ile konuşmanın düzenlenmesi benzer türden bir işlemdir. Bu iki yeteneğin birlikte uzmanlaşması, çoğunluğun aynı yöne kaymasını açıklayabilir.
Bir diğer etken kültürel baskıdır. Birçok toplumda uzun süre boyunca tek bir elin kullanımı özendirilmiş, hatta dayatılmıştır. Bu baskı gerçek oranı gizlemiş olabilir; baskının azaldığı ortamlarda solakların oranının daha yüksek görülmesi bu görüşü destekler.
Solaklık Bir Dezavantaj mı?
Solak olmak, becerileri sınırlayan bir durum değildir. Ancak günlük hayattaki pek çok nesne çoğunluk düşünülerek tasarlandığı için kullanım zorlukları ortaya çıkar. Makaslar, açacaklar, bazı el aletleri ve sıra düzenleri bunun tipik örnekleridir.
Yazı yazarken de farklar vardır. Soldan sağa yazılan bir metinde solak kişinin eli yazdığı satırın üzerinden geçer. Bu durum kâğıdın açısını değiştirmek ya da kalemi farklı kavramak gibi uyum stratejilerine yol açar.
Buna karşılık solak bireylerin çoğunluğa uyum sağlamak zorunda kalması, iki elini de kullanma becerisini geliştirebilir. Sağlak bir kişinin nadiren karşılaştığı durumlar, solak bir kişi için günlük pratiğe dönüşür.
Tercih Değiştirilebilir mi?
Baskın el, yeterli çalışmayla belirli işlerde diğerine devredilebilir. Yazı yazmak, bir aleti kullanmak ya da bir spor hareketini yapmak öğrenilebilir. Ancak bu, kişinin temel yöneliminin değiştiği anlamına gelmez.
Zorunlu bir yaralanma durumunda birçok kişi diğer elini kullanmayı şaşırtıcı hızda öğrenir. Bu, beynin uyum yeteneğinin ne kadar geniş olduğunu gösterir. Yine de ince işlerde eski elin üstünlüğü genellikle korunur.
Çocuklarda tercihi zorla değiştirmeye çalışmak ise yararlı görülmez. Doğal yönelime karşı yapılan ısrar, yazma becerisinde zorlanmaya ve gereksiz bir gerginliğe yol açabilir. Çocuğun kendi tercihine izin vermek en sağlıklı yaklaşımdır.
Yalnızca Eller Değil
Bedendeki yön tercihi elle sınırlı değildir. Ayak, göz ve kulak için de baskın bir taraf vardır. Bir topa vururken hangi ayağın öne çıktığı ya da tek gözle bakarken hangi gözün tercih edildiği, çoğu kişide belirli bir yöne yerleşmiştir.
İlginç olan, bu tercihlerin her zaman aynı tarafta buluşmamasıdır. Sağ elini kullanan biri sol ayağını ya da sol gözünü baskın olarak kullanabilir. Bu karma dağılım, beynin işleri tek bir yöne göre değil, işlev bazında paylaştırdığını gösterir.
Baskın gözü belirlemek kolaydır: iki gözü açık tutup uzaktaki bir noktayı parmakla işaretlemek ve sonra gözleri sırayla kapatmak yeterlidir. Parmağın yerinde kaldığı göz baskın olandır.
Günlük Hayatta Küçük Uyarlamalar
Solak bireyler için hayatı kolaylaştıran uyarlamalar çoğu zaman basittir. Mutfakta soldan kullanıma uygun araçlar seçmek, çalışma masasında ışığı ters yönden vermek ve defteri döndürerek yazmak günlük zorlanmayı belirgin biçimde azaltır.
Ortak kullanılan alanlarda ise düzenin esnek olması yeterlidir. Sabit yerleştirilmiş bir alet ya da tek yöne göre tasarlanmış bir oturma düzeni, azınlıkta kalanı sürekli zorlar. Küçük bir esneklik bu sorunu ortadan kaldırır.
Bu uyarlamalar bir ayrıcalık değil, tasarımın çoğunluğa göre yapılmış olmasının doğal bir telafisidir. Farkında olmak, çoğu zaman çözmek için yeterlidir.
El tercihi, insan beyninin uzmanlaşma eğiliminin gündelik hayattaki en görünür işaretlerinden biridir. Hangi eli kullandığınız bir yetenek ölçüsü değil, bedenin işi nasıl paylaştırdığının basit bir sonucudur.